Bilindiği gibi; Kıbrıs sorununa ilişkin yeni siyasetimizi savunurken KKTC liderliğinin temel argümanı bizlerin de diğer devletler gibi toprağa, halka, hukuki bir otoriteye ve her türlü kurum ve kuruluşa sahip olduğumuz yönündedir.  İşte bu açıdan uluslararası alanda diğer ülkelerle rekabet edebilecek potansiyele sahibiz diye iddia edilmektedir.

Üzülelim mi sevinelim mi bilmem ama KKTC’nin dünya ölçeğinde zirve için yarıştığı bazı alanlar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

·         Sefalet: Enflasyon oranı, işsizlik ve faiz oranlarının dikkate alındığı 2023 Yıllık Sefalet Endeksine göre en sefil ülkeler sırasıyla Arjantin, Venezüella, Lübnan, Suriye, Zimbabve, Sudan ve 7. sırada Türkiye’dir. Daha yüksek oranda enflasyonun gerçekleştiği KKTC’nin Sefalet Endeksindeki yeri maalesef Türkiye’den daha kötü durumdadır.

·         Borç Stoku: Türkiye ne de olsa istemez varsayımı ile hareket ettiğimiz Borç Stoku/Gayri Safi Yurt İçi Hasıla oranı ile KKTC hiç kuşkusuz dünyada zirvede yer alan ülkeler arasındadır.

·         Seks Köleliği: Gece Kulüplerinde konsomatris muamelesi yapıp kadınların seks kölesi olarak çalıştırılmalarına göz yuman bir devlet olarak sanırım dünyada diğer benzeri devletlerle zirveyi paylaşıyoruz.

·         E-devlet: 23 yılı aşkın süredir başlayan e-devlet projesini tamamlayamama ve layıkıyla halkın hizmetine sunamama açısından sergilediği kifayetsizlikte hiç kuşkusuz dünyanın zirvesine adayız.

·         Trafikte ölüm: KKTC’de açıklanan resmi nüfus istatistikleri dikkate aldığında; 1 Milyon kişi başına trafikte ölüm sayısı 100 civarında hesaplanan KKTC, 1 Milyon kişi başına trafikte 82 ölüm rapor edilen Bulgaristan’ın önünde Avrupa birincisi konumundadır.

·         Yolsuzluk: Uluslararası normlara göre hazırlanmış “Kuzey Kıbrıs’ta Yolsuzluk Algısı: 2024” raporuna göre; ülkede yolsuzluğun en yaygın olduğu gurubun Başbakan ve Bakanların olması uluslararası arenada herhalde emsal gösterilecek bir kabiliyet örneğidir.

KKTC’nin zirveye oynadığı yukarıdaki alanlara ilaveten yine zirveye aday olacağımız yeni bir projeyi devleti yönetenler yürürlüğe koyma azmindedir.

2020 Eylül’ünde lansmanı yapıldıktan sonda pek de başarılı olduğu iddia edilemeyen Yüksek Öğrenimde “Öğrenci Dostu Ada” Projesinden sonra şimdi de “Kara Para İçin Vergi Cenneti Ada” projesi gündeme geldi. Bu projeye göre yeni yasa ile yurt dışında bulunan itibari paraların yüzde üç vergi karşılığında herhangi bir şekilde kaynağı sorulmadan ülkeye getirilmesi teşvik edilmektedir. Başka bir ifadeyle, ‘Gelin efendiler %3 vergi ile kara para aklayan çamaşır makinesi bizde’ çağrısı yapılmaktadır.

Prof. Dr. Muhammet Akdiş’in danışmanlığında Dilşat Şahinler (2006) tarafından hazırlanan kara para konulu yüksek lisans tezinde vergi cenneti yaratma yoluyla kara paranın aklanabileceğinden bahsedilmektedir. Buna göre Vergi cennetleri, genellikle düşük vergi oranlarının uygulandığı, ticari gizlilik taşıyan ve çoğunlukla off-shore finans merkezleri olarak bilinen yerlerdir (https://gcris.pau.edu.tr/bitstream/11499/2774/1/Dilsat%20%C5%9Eahinler%20.pdf). Benzer şekilde, Özgüven Uygur’un (2010) Marmara Üniversitesi’nde yaptığı yüksek lisans tezinde Vergi cennetleri, “vergi mükelleflerinin vergiden kaçınmasını sağlayan ve gizli şartlar altında işlemlerin yapılabilmesine olanak veren yargısal bir düzenlemedir” şeklinde tanımlanmaktadır.  Vergi cennetleri, ya çok düşük vergi oranları uygulayan ya da hiç vergi uygulamayan devletler için kullanılan bir terimdir.

Sonuç olarak; KKTC devletini yönetenler “Kara Para İçin Vergi Cenneti Ada” projesi ile yine dünyada zirvede yer alabilecekleri yeni bir alan bulma başarısını göstermişlerdir.