Mağusa Limanı’nda kaos yaşanıyor.
İthalat hacminde beklenenin üstünde artış olması nedeniyle limana indirilen konteynerler dağ gibi yığıldı; yeni geçilen gümrükte otomasyon sistemi de işlemlerin uzamasına neden oldu.
Yüzlerce konteyneri indirip, kaldıracak veya boşaltacak ekipmanların ve malları koyacak ambarların yetersizliği; gümrüğün hafta sonu çalışmaması ayrıca yaz mesaisi nedeniyle öğleye kadar hizmet vermesi limandaki tüm işleri kilitledi.
Otomasyon sistemiyle işler kolaylaşacağına zorlaştı; manuel sistemde yükler gümrük sahasından hemen çıkarken yeni sistemde 3 güne kadar uzadı.
Ticari ve ekonomik anlamda büyük kayba neden olan bu durum acenteler için de ciddi bir maliyet. Çünkü,
7-8 gün içinde konteyner geri gönderilmediğinde her gün için ilave 100-150 dolar ücret ödeniyor.
Kıbrıs Türk Gemi Acenteleri Derneği Başkanı Vargın Varer, İskenderun Limanı’nın deprem felaketinden dolayı kapatılmasının, Mersin Limanı’nda yığılmayı artırdığını, aylardır beklenen konteynerleri taşıyan gemilerin tümünün bir anda limana giriş yaptığını kaydetti.
Varer, diğer bir sorunun ise Mağusa Limanı’nın ambarlama kapasitesi olduğuna dikkat çekerek, sahada konteynerleri istifleyecek ve alıcıya teslim edecek yeterli ekipman olmadığını söyledi
Varer: Konteynerler biriktirilip gönderiliyor
Kıbrıs Türk Gemi Acenteleri Derneği Başkanı Vargın Varer, deprem felaketinden sonra İskenderun Limanı’nın kapanması üzerine bütün gemilerin Mersin Limanı’na uğramak zorunda kaldığına işaret ederek, Mersin’de aşırı yoğunluk yaşanmaya başladığını söyledi.
Mersin’e varış yapan gemilerin normal şartlarda bir iki gün içinde limana yanaşarak boşaltım yapıp gittiğini söyleyen Varer, yoğunluktan dolayı şu an süre azalmış olsa da Mayıs’ın sonuna kadar gemilerin 10-15 gün sıra beklediğini belirtti.
Mağusa’nın dünyaya açılış kapısının Mersin olduğunu kaydeden Varer, Uzakdoğu ve Avrupa’dan KKTC’ye gelen ithal yüklerin kapısının Mersin olduğunu vurguladı.
Varer, Mersin Limanı’ndan yaşanan yoğunluktan dolayı Avrupa ve Uzakdoğu’dan KKTC’ye getirilen yüklerin Mersin’e gidip 10 gün beklemek yerine Mersin uğrağını iptal ettiklerini anlatarak, “Bu yükler artık Uzakdoğu’da bir aktarma limanında biriktirilerek topluca götürme uygulamasına geçtiler. Hal böyle olunca her hafta 100-150 civarında Mağusa Limanı’na gelen konteynerler, Mersin – Mağusa arası çalışan aylık kapasitesi 2 bin 400 TEU olan bir gemi ile aylık bin 500 TEU (adet) konteyner olarak hep birlikte gelmektedir” dedi.
Varer, Uzakdoğu’dan yola çıkan yüklerin Mersin Limanı’ndaki yoğunluktan dolayı normal gelmesi gereken tarihlerde gelmediğine işaret ederek, martta ve nisanda gelmesi gereken konteynerlerin hepsinin birden mart sonu, nisan başı gibi geldiğini kaydetti.
“Yeterli konteyner alanı ve ekipman yok”
Mağusa Limanı’nın konteyner kapasitesinin belli olduğuna işaret eden Varer, Mağusa Limanı’nın uluslararası limanlar gibi konteyner terminali olmadığını belirtti.
Varer, uluslararası konteyner terminallerinde, sahada konteynerleri istifleyecek ve alıcıya teslim edecek yeterli ekipman olmadığından bahsederek, “Mağusa Limanı’nın fiziki alanı şu an yaşanan yığılmaya kadar konteynerleri üst üste koyup, boşaltmaya ve geri teslim etmeye yeterliydi. Son yaşanan yığılmayla birlikte ortaya çıktı ki; limanın gerek ekipman, gerekse konteyner alanı yetersiz. Bu sefer de ithalatçı işlerini bitirip konteyneri geri almak istediğinde, konteyneri istiflenenlerin en altında kaldıysa beklemek zorunda kalıyor” dedi.
“Ambar kapasitesi de yetersiz”
Varer, diğer bir sorunun ise Mağusa Limanı’nın ambarlama kapasitesi olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti:
“Ülkemize son zamanlarda çok fazla araba ithalatı olmaya başladı. Japonya ve İngiltere’den geçmiş yıllara göre araba ithalatında patlama var.
Mağusa Limanı’na araç konteyneri geldiğinde bir konteynerin içinde birden fazla alıcının malı var. Bunlar farklı bir yükleme sistemi ile gelir. Bu konteynerler Mağusa’daki gümrük alanında açılıp, gümrük ambarına teslim edilir. Ancak limandaki ambarlama alanı ile limanda mesai saatlerinde konteyner açma kapasitesi yetersiz kalmaya başladı” dedi.
“200 adet araç yüklü 40’lık konteyner bekliyor”
Bugün yaklaşık 200 adet araç yüklü 40’lık konteynerin limanda açılmak için beklediğini ifade eden Varer, yetersiz gümrük ambarı sebebi ile açılamadıklarını söyledi.
Varer, bugüne kadar Mağusa Limanı’nda bekleyen araç taşıyan konteyner sayısının 30’u 40’ı geçmediğine dikkat çekti.
Yetersiz ambarlama sorununun çözülmesi ve bu krizin aşılması için Maliye Bakanlığı veya hükümetin ambarlama olanağı sağlaması gerektiğinin altını çizdi.
“Otomasyon sisteminin uygulamasında aksamalar var”
Varer, Mağusa Limanı’nda mart ayında manuel yerine uygulamaya konan otomasyon sisteminin çok hızlı devreye girdiğini söyleyerek, başladığında ne acentelerin, ne gümrük komisyoncularının, ne de gümrükte çalışan memurların bu sisteme hazır olduğunun ortaya çıktığını ve sistemin uygulamasında aksamaların ortaya çıktığını belirtti.
Manuel sistem devredeyken aynı gün içinde işlemlerin bitip yüklerin gümrük sahasından çıktığını, konteyner ve gemilerin limandan ayrıldığını anlatan Varer, şimdi 1-2 gün bazen 3 gün uzayabildiğini kaydetti.
Varer, hal böyle olunca da gerek konteyner, gerekse TIRların liman sahasını terk edemediğini vurgulayarak, şimdi dolu limanın üzerine bir geminin daha geldiğine dikkat çekti.
Varer, konteynerin limanda beklemesinin acentelere ciddi maliyet oluşturduğunu söyleyerek, 7-8 gün içinde konteynerin boşu gönderilmediğinde her gün için ilave 100 – 150 dolar ücret ödediklerini vurguladı.
Şu anda bütün yükün konteyner taşıyan acentelerin sırtında olduğunu vurgulayan Varer, acentelerin ciddi bir para kaybettiğini belirtti.
Varer, bu sıkışıklığın başladığı günden bu güne, aşağı yukarı bir aydır acentelerin sırtlandığı maliyetin 200-300 bin dolar arası olduğuna dikkat çekerek, bu maliyetin daha da arttığını ifade etti.